küçük şekspir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küçük şekspir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şub 2016

ASTIMLI AŞK NÖBETLERİ

Gün ışığı bile yetmiyor
Artık dünyamı aydınlatmaya
Enkazı altında kaldığım duvarlar
Işık geçirmeyen bir kalkan gibi ..
Birden ..
Birden yerle bir oldu her şey
Dünyayı boynuzlarında taşıyan boğayı
Kızdırmış sanki biri ..
Görmedim
Göremedim Tanrı'm
kime ne olduğunu
Zaman belirsizleşti
ve silindi
Tüm hatıralar. 
Ardından bakıp tozunu yutmak
Kaldı bana
Mahşer yeri gibiydi
Ama
Ama tek kişilik bir hesaplaşma
günü benimkisi
Hikayelerin-in karıştığı
Ve zamana karşı koyamamış
Silik hatıraların tozu var
Şimdi ciğerlerimde
Astımlı bir hayat benimkisi
Hüzün nöbetleri
ve bitmek bilmeyen can kırıklıkları
Hatırlayamıyorum
Hatırlayamıyorum Tanrı'm
Hafızam unutmaya and içmiş gibi
Varla yok arasında bir yerdeyim
Araf değil burası
Araf değil
"Kendi kıyametimin, mahseri"
Beynimde susturamadığım sesler var
Zihnime tırnaklarını geçiriyorlar
Bir mücadele veriyor
Sanki ruhum, sağ kalabilmek adına
Göremediğim umut ışığının
Peşinden gitmek istiyorum
Elini uzat Tanrı'm. .
Elini uzat .
e posta : bimposetiii@gmail.com

14 Oca 2016

TEK KİŞİLİK MEZARLIK

Bir kitap tanıtım yazısı değil bu aslında bir kitaba içimi döküşüm. Okumaktan keyif aldığım yazarlardan Ali Lidar.  Tanıyınca çok sevmiştim.Ki zaten siz de okuyunca çok seveceksiniz bu adamı..Birkaç  sayi sürecek bir yazı olacak. Tesirsiz Parçalar kitabından kendimi bulduğum ve kitaba not düştüğüm yerleri paylaşmak istiyorum sizinle. Kitap okurken altını çizdiğimiz yerler en mahremimizdir ya silahları veriyorum size istediğiniz şekilde ateş edebilirsiniz.

‘Çünkü anlamıştım;karşımızdaki insanlar hatta en sevgililerimiz bile hayallerine yancı arıyorlardı sadece. .’

‘Ama seviyor gibiydi. Bana öyle geliyordu yani.’

‘-Tek istediğim umudumu kırmaması ve bana biraz güvenmesiydi.
-Öyle olur mu lan? Sevmek denilen şey böyle bir şey değil.Süs bitkisi gibi ışığı suyu sağlayınca yeşertip büyütemezsin onu. .’

‘Şeyi düşündüm o an :Acaba kocası, uğruna istisnasız her gece ağladığı adam mıydı?’

‘Ölüm her şeyi sıfırlar.’

 Şerhim :
Kitapta Fuzuli'nin bir beyiti var  ve şöyle diyor
"Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge
Ne açar kimse kapıdan bad-ı sabadan gayrı " 
İlk dizeyi okuyunca kalbime kurşun yemiş gibi kaldım olduğum yerde. Durup düşündüm biraz hiç bitmeyeceğini düşündüğümüz ilişkilerimiz neden bitiyor diye. 
Sonsuzluk kavramı Yaradan'a aittir taşıyamaz insan bu yükü. Neden Rabb diye soruyorlar bana işte tam da bu yüzden. .
Yeryüzü aslında iki kişiliktir bizim tabirimizle Rab ve kul  sizin tabirinizle Tanrı ve insan ve ben kimse(s)sizliğimi görüyorum insanlara karistikca. 
bir arkadaşım vardı liseden yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi de birgün küsüverdik  ve tüm ergenliğimi ona üzülerek geçirmiştim, yaz neşem keçim Kimyon'u kurbanda kestiklerinde de ağlamıştım günlerce, ya Şadiye halanın ipek eşarbının makinede çiğnenişi  ve hiçbir şey yapamayışım ve son olarak ilk aşkım Fırat'ın 5/a'daki İreme aşık oluşu ..  Bunlar çocukluğumun derin etkiler bırakan olaylarındandı  ama şimdilerde nadiren anımsıyorum onları ve artık sızlatmıyor yoklukları.. 
Son kullanım tarihi olan her şey gibi ! bitmesi gereken her şey bitiyordu bir gün size rağmen yaşananlara rağmen.. Yolda kaybettiklerimdi  beni Rabbe yakınlaştıran,bitmez deyip edebileştirdiğim,sonsuzluk ceketini giydirdiklerimin nasıl kolayca soyunduklarını gördükçe bağlandım Rabbe.. 
Her seferinde yanımdaydı çünkü birlikte izlemiştik olanları ve bir kere bile olsun yarı yolda bırakmamıştı.Rabbin en yakın arkadaşınız olabilmesi dileğiyle. .

Devam edelim Lidar ile kaldığımız yerden 
‘Ben de seni sevecek gibiyim ama daha değil,der gibi gülüyor.Bekle diyor sanki bana ben de bekliyorum.’

‘... Olsun  ,ben bu gün dört yaşındaydım bir süre.  ..’

‘Ortada bir sürü şey vardir aslında ama soyleyecek hiçbir şey yoktur.’

"~Hala geçmişe dair ümitlerim var.  "

Şerhim :
Bu cümleyi okuduğumda gözlerim doldu ve sızlayan kalbimi yokladım 
ve hala onu taşıyor oluşumun verdiği utanma hissiyle bakışlarımı yere indirdim .Biten  yiten giden kaybedilen şeylerin ardından ümit beslemenin tek kişilik  bir mezarlıkta Ölü bir hayalden bir şeyler istemekten hiçbir farkı yoktu ..Yalnız. Soğuk.Acı bir his bu .
Bir kitapta okuduğum bir cümle geldi hatrıma 'kırk yaşımızda yüreğimize yirmimizde sıktığımız bir kurşunla ölüyoruz ''. bu satırı kırk yaşımda okuyup kalbimin sızladığını düşünmek bile istemiyorum .Ömürlük yarım kalmışlık ..Sürekli bir ölüm hali ..

‘Yavaş yavaş girdi hayatına ve sen durumu fark ettiğinde hayatın artık sana ait değildi.’

‘Ortada kocaman bir sıkıntı vardı,yaklaşık iki saattir tek kelime konuşmamışlardı ve iki gün daha konuşmamaları için gereken bütün koşullar oluşmuştu.’

‘Bellek yavsak bir düşman gibi davranıyor bazen. Canını yakacak şeyleri tamamen unutmana izin vermiyor’

Şerhim:
Kanayan yerlerinden öpüyorum sevgilim.Bir ömre sığdıramadığımız kurulması kolay hayallerimizden. 
Bensiz uyanacağın günlerden öpüyorum seni. . 
Senin her gün yaşadığın en doğal halin benim en büyük özlemim en büyük imkansızlıklarımdanmış meğer. .

Seslensem şimdi sana 
bilmem ki kaç bin kelime ötemdesin. . 
Yüreklerin arasındaki mesafeyi ölçmeye matematik yetmez ki. .
Şey diyebilir miyiz mesela?  
Binlerce hayal kırıklığım kadar uzaktasın
ya da gecelerce ağladığım kadar uzakta.. 
kanayan yerlerimden öp beni sevgilim
En çok da kalbimde bıraktığın yaradan
e posta : bimposetiii@gmail.com


14 Ara 2015

EKOLOJİK AYRILIKLAR

Yapraklar sararmış kuşlar göç ediyordu sıcak topraklara
Yeni baharlara hazırlanıyordu sanki doğa.
Gitmelerin mevsimiydi sonbahar;
Bense kalmak için ayak diretiyordum vatan sayılmayan topraklarda. .
Yeni mutluluklar bulabileceğinin inancıydı bu;
Bense çoktan ümit kesmiştim hayattan…
Sabır. . : acı çekmekti mutluluk için
Ben çoktan telaşına kapılmıştım mutsuzluğun. .
Gitmelerinin mevsimiydi sonbahar.
Bense mülteci sevdalarda bir kimlik arıyordum kendime…
Sonu olmadı
şiir de sayılmaz zaten
Ben düzyazıların şairiyim
Tam uyaklı aşk şiirlerini
bir de karanfilleri
oldum olası sevmem  zaten
yazamadığımdan mi
bilinmez…
Ama
aşk serbest heceyle yazılmış   bir
şiirdir…
e posta : bimposetiii@gmail.com

14 Kas 2015

DİKKAT AĞIR ARABESK İÇERİR


   Gece üç buçuk,dışarıda yağmur var. Uykuyu seven ben, yağmurun tenhalaştığı saatlerde herkes derin uykudayken sessizliğin verdiği cesaretle içimi açıyorum yağmura.
Portakal kokulu mumlarımı yaktım karanlık geceye acılarımı daha şık gösterirler diye. Acı çekerken bile şık olmanın derdindeydim. Oldum olası sevmişimdir gösterişi zaten. Bir de .. Bir paket sigaram var içmemi gerektirecek mevzuların olmamasını temenni ediyorum ama gerekirse acılarım diye yakacağım bir tane, kimbilir belki bir tane daha...
KAMU SPOTU: SİGARA İNSANI ÖLDÜRÜR, DERTLER DE ...
   Sigara içmesem de ben bu şartlarda sigara içmeden de çok uzun yaşayabileceğimi düşünmüyorum. Ben bu dertle çok yaşamam sloganıyla kıromantik bir ortam oluşturdum kendime ve artık benim listemde de Müslüm Gürses şarkıları var.
   Fonda Müslüm Baba'dan "Nilüfer" çalıyorken saçları ev topuzlu, pembe tavşanlı pijamaları olan bir kız için fazla iddialı bir duruş sergilesem de aşk insana her şeyi yapma cesaretini veriyor "Daha ne kadar dibe çökebilirim ki diyorsunuz kendinize.
Üç yaşından beri Yeşilçam filmleriyle yoğrulmuş olan ben bu duruma yakışır tavırlar sergiliyorum. Bir filmde annesi bebeğini bırakırken ağlıyor ben kahroluyordum. Kucağımdaki cansız bebeğe güven tohumları saçmak namına "Korkma yavrum annen seni hiç bırakmayacak "diyordum. Aynı duruşumu zengin kız fakir oğlana kavuşamadığında yatağa çapraz atlayıp başka bir zenginle evlenmek zorunda olduğuna ağlarken de bozmadım. Bilen bilir Piraye'nin Haşim'ine bir hafta yas tutmuştum da zor hayata döndürmüşlerdi beni. Şimdi izlediğim filmlerden bir parça içeren dram dolu şeyler yaşayıp hayatımda uygulayacak koşullar gelmişken durur muyum?  Durmaaaam tabi ki de, benim Türkan Şoray'dan neyim eksik ayol..!
Bunu düşünürken kendimi banyoda kıyafetlerimle duş altında ağlarken hayal ettim, bunu yapan onlarca insan vardı yanılıyor olamazlardı dedim ve attım kendimi banyoya. Kıyafetlerimle suyun altında ağladım, peki acım azaldı mı? Hayır! Islandığımla kaldım ve gecenin üçünde bir de ıslak kıyafetlerimi asmakla uğraştım. Bu başarısız girişimin ardından ikinci bir şeyi daha denemeliydim. İşaret parmağını küçük diline değdirecek kadar boğazıma sokmak ve toplu bulunduğum ortamlarda ağladığımı kimse anlamasın diye sırtımı topluma dönüp yumruğumu  ısırmak. Bu da tutmadı arkadaşlar, yatağa hıçkıra hıçkıra ağlayarak atlarken kafamı da çarpınca Yeşilçam artistleri gibi aşk acısı çekmeyi bırakma kararı aldım.
Duygusal olmak beni gökyüzünden uzaklaştırıyor.Günlerdir bilmiyorum gökyüzü hangi renk!
İnsan kırıldıklarının toplamıdır . Mutluluklar derin izler bırakmazlar. Siz hiç bir olaydan aldığı kuvvetle yıllarca mutlu kalan birini gördünüz mü? Ben görmedim ama bir gidenin, bir bitenin, bir yitenin ardından bir daha kendine uğrayamayan insanlar gördüm. Saydığım ilk grubu magazin sayfalarında  görmekten öteye gidemediğim dünyamda, ikinci grup hayatımızın her yerinde olan insanlar bir köşe başında sokak ortasında otobüste metrobüs kuyruklarında rastlayabileceğimiz insanlar.
"Siyah bir arabası vardı ama. . Ufak tefek on beş yirmilik bir şeydi belki ama siyah bir arabası vardı be. Yolunu gözlerdim her sabah, bilirdim her gün gelmeyeceğini ama okula geldiğimde ilk işim onun arabasına bakmak olurdu " böyle diye diye iç geçirmeye başlamıştım. Artık gördüğüm tüm siyah arabalarda onu arıyordum jip falan fark etmeden her siyah arabayı bizim külüstür zannediyordum. Böyle böyle başladı ağlama krizlerim. Duraklarda, dolmuşlarda , markette çiçekli yorganımın altında. . Birden gelen ve önü alınamayan ağlama krizlerim. .
   SEZEN AKSU'NUN "IŞTE BİZ O GÜN TÜKENECEGİZ" ŞARKISINI "BEN SENSİZ HER GÜN TÜKENİYORUM " olarak değiştirmek istiyorum!
Sonuç ne mi oldu? Tesadüfen öğrendiğim ve tüm koşullarını sağladığım, adına kendim kadar yabancı olduğum bir hastalığa tutulmuşum.
   "AY KOMŞULAR BİPOLAR OLMUŞUM "
Eğer siz de kendinizi yorgun  ve bitkin hissediyorsanız
Hayattan bezmiş ve kendinize olan güveninizi kaybettiyseniz
Derin düşüncelerde boğulup, hayata olan inancınız tükenmekteyse
Uyuyamıyorsanız  ve sürekli gerginseniz !!! Derin bir nefes alın ve en yakın sandalyeye çömelin.
    "ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ, SİZ DE ARTIK BİPOLARSİNİZ "
   e posta : bimposetiii@gmail.com